• ERDEMLERİ ERDEM YAPAN DOĞRULUK

    ERDEMLERİ ERDEM YAPAN DOĞRULUK
    M. Kürşat İMANLI

    ERDEMLERİ ERDEM YAPAN DOĞRULUK

    Merhaba! Kıymetli okurlarım! Doğruluk öyle bir haslettir ki; Diğer bütün güzel huylar ve hasletler ondan beslenirler, ondan güç alırlar, ona yaslanırlar, ona dayanırlar. Onun sayesinde güzel olurlar.

    Doğruluk esastır, temeldir, mayadır, kıvamdır, kemaldir. Diğer erdemlerin hepsi doğruluk varsa erdem olur, kıvam bulur, kemale erer, değer kazanırlar.

    Doğruluk hayatın direğidir. Nasıl ki bir bina direkler sayesinde ayakta durur. Nasıl ki bir yapının bütün yükü direklere yüklüdür. Toplum hayatının en önemli direği de doğruluktur. Hayatımızda her şey doğruluk sayesinde ayakta kalır.

    Doğruluğun zıttı yalandır. Yalan, bütün kötülüklerin ana kaynağıdır. Bütün kötülükler yalandan beslenir. Bütün hasletlerde iki uç nokta bir de orta yol bulunur. Ama bu kural, doğruluk ile yalan arasında geçerli değildir. Doğruluk ile yalanın ortası yoktur. Bir şey ya doğrudur ya da yalandır.

    Bir hâkime yalan bilgiler verildiğini düşünün. Yanlış hüküm verecektir. Yanlış hüküm ise zulümdür. Suçsuz olan kişi ya da kişilerin zarar görmesine yol açacaktır. Böylece toplumda adalet duygusu sarsılacaktır.

    İffetli, namuslu bir hanımefendi hakkında yalan haberlerin yayıldığını hayal ediniz. Tertemiz iken büyük bir leke alacaktır. Tertemiz bir eş ile mutlu, mesut bir yuva kurmayı hayal ederken hayalleri yıkılacaktır. Evli bir hanım için de olası bir leke hayatını alt üst edecek ve yuvası dağılacaktır. Dağılan bir yuvanı etkisi en az üç nesli olumsuz etkiler.

    Bir komutana yalan bilgi ulaştırıldığını düşününüz. Birçok askerin canına mal olacaktır. Harp anında ordunun mağlup olmasına sebep olabilecektir. Ordusu yenilen bir devlet kolayca yıkılabilir. Vatan işgale uğrayabilir.

    Doğruluk; Peygamberlerin, Ariflerin, Sıddıkların, Evliyaların, Salihlerin, halis insanların hasletidir. Yalancılık ise şeytanın, hilekârların, sefillerin hasletidir. Bu iki zümre arasında orta yol yoktur. İşte bu sebepledir ki; doğruluk ile yalanın arasında sonsuz bir mesafe vardır. Doğruluk yükseklerin en yükseğindeki makamında kuruludur. Kim ona yaklaşırsa yükselir. Kim ondan uzak kalsa alçalır. Yalan aşağıların en aşağısında sürgün halindedir. Kim ona yaklaşırsa alçalır. Yaklaştıkça alçalır.

    Fıtrat daima doğruyu söyler

    Fıtrat, (yaratılış) doğruluk üzeredir. Mesela suyun fıtratında iki şey vardır. Soğuyunca donmak, ısınınca kaynamak. Su her defasında fıtratındaki doğruluk ile hareket eder. Bitkilerin köklerine yayılma fıtratı verilmiştir. Bu sebeple önlerine sert toprak tabakaları, kayalar çıksa da ipek kadar yumuşak ve sigara kâğıdı gibi incecik olan bitki kökleri fıtratlarındaki doğruluk ile hareket ederler. Her defasında sert olan taşları delerler ve yollarına devam ederler.

    İnsan, özü sözü bir olmakla, söz verdiğinde yapmakla, kendisine güvenilen bir işi tas tamam yapmakla, konuştuğu zaman doğru sözlü olmakla, kendisine verilen emanete riayet etmekle çevresine karşı doğruluk etmiş olur.

    Sözün özü; Doğru işler sancak doğru kalplerden çıkar. Niyeti eğri olandan doğru bir iş çıkmaz. Sözü yalan olanın her işi eğri olur. Doğruluk kalpte başlar. Niyet ile devam eder. Davranış ile kalıba girer. Suret giyer. Doğruların en doğrusu olan zata (asm) doğruluklar adedince salat ve doğrulara selam olsun.

                                   

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen