• BİZ BİZE BENZİYORUZ BİZİ BAŞKASINA BENZETMEYİN

    BİZ BİZE BENZİYORUZ BİZİ BAŞKASINA BENZETMEYİN
    Hasan YOSUNKAYA

    BİZ BİZE BENZİYORUZ

    BİZİ BAŞKASINA BENZETMEYİN

     

         Birileri çıkıp bizi ABD'liye, İngiliz'e, Rus'a veya Alman'a benzetmeye kalkmasın. Onlar sistemlerini kendi inanç ve değerlerine göre kurmuşlar. Kaç seçim yaparlarsa yapsınlar, hangi parti iktidara gelirse gelsin devletin temel yasalarını değiştirmeye kalkmazlar. Çünkü yasaları toplumun değer inançlarına göre hazırlamışlar.

     O, ülkelerin yasalarındaki temel ilkeleri değişmez.

      Bizde ise, 1920 de meclisi oluşturup Cumhuriyet'in temelini atan mebusların büyük çoğunluğu Anadolu'nun bağrında çıkmış; Anadolu'nun İslami terbiyesiyle yetişmiş, temsil ettikleri illerinde yaşayan vatandaşların ahlaklı, edepli ve iffetli; ağaları, begleri, molaları, şeyhleri ve ileri gelenleriydi. 

        Bu temsilcilerin görev yaptığı sürece, bu milletin örfüne, adetine ve inancına aykırı yasalar çıkmadı.

       Bir süre sonra batıda eğitim görmüş, batı yanlısı mebuslar erken seçim kararı alarak, 28 Haziran 1923’te yeni bir seçim yapıldı. Seçimde mebusların büyük kısmını Birinci Grup olarak adlandırılan Müdafaa-i Hukuk Grubu elde etti.

        1919'dan beri mecliste önemli bir ağırlığı oluşturan İkinci Grup ise meclisin o dönemin anayasası sayılan Kanun-i Esasi'ye uygun olarak feshedilmediği gerekçesiyle seçimleri protesto etti. Bağımsız olarak seçilen birkaç milletvekilinin dışında tüm milletvekilleri Birinci Grup'tandı. Muhalif olarak seçilmeyi başaran tek aday Gümüşhane mebusu

    Zeki Bey (Kadirbeyoğlu) oldu.

    Meclise yeni seçilen mebusların bir kaç bağımsız hariç tamamı batıda eğitim gören veya onların safında yer alanlardan oluşuyordu.

        Bunlar batıda eğitim almış veya onların değerleri ile yetişmiş, isimleri, ali, Osman, Hüseyin.....gibi kimselerdi, ama ruhları batılılaşmış; İngiliz, Fransız gibi düşünen kimselerdi. Bunların çoğu batı hayranıydı. Bu mebuslar ilk fırsatta kanuni esasi, yani anayasayı değiştirdiler. Mecliste güçlü bir muhalefet olmadığı için istediği kanuni çıkardılar. Bu kanunlar milletin değer ve inançlarıyla uyumlu mu? değil mi? ona bakmadan yasalaştırdılar.

    1-Türk Ceza Kanunu 1926 yılında, 1889 tarihli İtalyan Zanardelli

    Yasası esas alınarak hazırlanarak TBMM'de kabul edilen yeni ceza kanunudur.

    2-Türk Kanunu Medenisi, Türkiye'de 17 Şubat 1926'da

     İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM'de kabul edilen ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı kanundur.

    3-Alman ceza muhakemeleri

    usulu kanununa göre yargılanan,

    4-Fransız idare hukukuna göre idare edilen yasalar çıkarıldı.

       Bu güne kadar batıda aldığımız yasalarla idare edildiğimiz için insanımızın davranışları ve birbirine güvenirliliği büyük oranda dumura uğramıştır.

        Toplumun tüm fertlerinin bir birbirlerine karşı yeniden güvenini tesisi için, yerli ve toplumun değer yargılarına bağlı hukukçular, kanaat önderleri, stk'lar ve mebuslar el ele vererek başta anayasa olmak üzere, tüm yasaları, kendi insanımızın örf, adet ve inançlarına aykırı olmayacak şekilde çıkarmalıyız.

      Yeter artık! 100 yıldır bizi batıya benzetmeye çalıştılar hiç bir şey kazanmadık, hep kayıp ettik. Yetkililere diyorum ki bizi başkasına benzetmekten vazgeçin.

    Bizi bize benzetin.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen