• 20.MİLLİ EĞİM ŞURASI 2+2=4 MÜ 2 > 3 MÜ

    20.MİLLİ EĞİM ŞURASI 2+2=4 MÜ 2 > 3 MÜ
    Hasan YOSUNKAYA

    20.MİLLİ EĞİM ŞURASI

          2+2=4 MÜ    2 > 3 MÜ

     

        "Her Öğretmen 2+2=4 Ettiğini Öğretir.Ama, 2 helal  lokmanın, 3 haram lokmadan daha hayırlı Olduğunu Öğreten Öğretmene İhtiyaç Vardır."NecmettinErbakan)

        20.Milli Eğitim şurası 1 Aralık 2021 günü toplandı.3 gün sürecek.Toplantıda üç temel konu tartışılacak.

    1- "Temel eğitimde fırsat eşitliği" 2-"Mesleki eğitimingeliştirilmesi"

    3-"Öğretmenlerin mesleki gelişimi" olarak belirlendi. Edinilen bilgiye göre; şura için 32 bin 643 görüş gelmiştir.

    Açılışta sayın cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,yaptığı konuşmada ,Öğretmen meslek kanunu hazırlıkları tamamlandığı,

    en kısa zamanda yasalaşacağını ifade ettiler.

       Bu yasa ile öğretmenlik mesleği cazip hale gelir.Öğretmenlerin kariyer basamakları ,özlük hakları ve maaşları Şimdiki duruma  göre daha iyi olacağı müjdesini verdi.

       Ben 40 yıl öğretmenlik yaptım.

    Bunun 32 yılı okul müdürü olarak değişik tip okullarda çalıştım.

    İbadet aşkı ve anlayışı ile öğretmenlik yapan çok az öğretmenle çalıştım.

           Bugün Örgün eğitim kurumlarında görev yapan

     öğretmen sayısı  2020-2021

    eğitim öğretim yılında 1 milyon 112 bin 305 oldu.

         Bu öğretmenlerin 950 bin 90'ı resmi okullarda, 162 bin 215'i özel okullarda görev yapıyor.

      Mevcut öğtetmenlerin bir kısmı hala, CHP'nin tek parti iktidarında halkı değerlerinden koparıp ,batılı seküler değerlerle  yetiştirmek için  açtığı KÖY ENSTİTÜLERİN-

    DEN mezun  öğretmenlerin yetiştirdiği seküler öğretmen benzeridirler.Halkın değerlerinden kopuk ehli dünyadırlar.Bu  öğretmenler toplumun inanç,

    kültür ve tarihinden kopuk ,batılı değerleri üzümseyerek öğretmenlik yapıyorlar.

         Tek parti CHP döneminde Köy Enstitülerinin açıldığı 1937-1950 yıllarında Türkiye'nin nufusunun % 20'si şehirlerde %80' i köylerde yaşıyordu.Nufusun %80 nini hedef alan, CHP köylerde topladığı köylü çocuklarını bu okullarda okutup öğretmen yaptıktan sora  tekrar köylere göndererek köylünün çocuklarından başlayarak  tarih,kültür ve inançlarından kopuk ,batılı değerle yetiçen yeni bir toplum yetiştirmek için yola koyuldular.

    Köy enstitüsü, Türkiye'de ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılan okul türü. Tamamen Türkiye'ye özgü olan bu eğitim projesini 28 Aralık 1938 tarihinde milli eğitim bakanı olan Hasan Âli Yücel bizzat yönetti.

    Türkiye'de köy enstitüsü fikri ilk kez Amerikalı eğitim filozofu 

    John Dewey tarafından savunuldu.Dewey, özellikle kırsal bölgelerdeki okulların toplum yaşam merkezi haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'de okulun yerel koşullara uyarlanması sorunu eğitim felsefesinin özünü oluşturuyordu.

     Köy Enstitüleri, John Dewey'in iş ve eğitimi birleştirme fikrini yerine getirmek için tasarlanmıştır. Mezunların aynı anda hem okul öğretmenleri hem de toplumun eğitmeni olması bekleniyordu. Öğrenciler aslında kendi okullarını, evlerini, kışlalarını, iş yerlerini vb. inşa ettiler ve birlikte yaparak ve yaşayarak üretim ile eğitimi kaynaştırdılar.Amaç toplumu değiştirip dönüştürmekti

           1950'ye gelindiğinde bu proje  çoktan hedeflerine ulaşmıştı.

    Halkın değerleri ile bu denli uğraşan ABD  destekli CHP 'nin bu maneviyat üzerindeki tahribatı halkı patlama noktsına getirmişti.

         Halk ,14 Mayıs 1950 de yapılan seçimde  CHP'yi iktidardan indirip ;yerine Demokrat partiyi iktidar yaptı.Halkın köy Enstitülerine tepkisi üzerine 1950’den sonra kız öğrenciler birkaç kız öğretmen okulunda toplandı. 1952-1953 öğretim yılında Köy enstitüleriyle ilköğretmen okullarının programı birleştirildi. Köy enstitülerinin süresi beş yıldan altı yıla çıkarıldı. Nihayet 1954’te yürürlüğe giren 6234 sayılı kanunla Köy enstitüleri kapatılarak mevcut okullar ilköğretmen okullarına çevrildi.

       Bu Yeni ilköğretmen okullarının yapısı kısmen değiştiyse de bu okullarda görev yapan öğretmenler,köy Enstitülerinde mezun olan öğretmenlerdi. Bu öğretmenlerin yetiştirdiği öğretmenler de kendileri gibi seküler öğretmenlerdi.Bu seküler dünya görüşüne sahip öğretmenler hala eğitim sisteminde izleri devam etmektedir.

          20 Milli Eğitim şurası ile öğretmen yetiştiren Eğitim Fakültelerinin müfredatlarını yeniden milletin değerleri ile barışık hale getirilmelidir.Bu fakültelerde görev alacak öğretim Üyesi ve akedemisyenlerin de milli değerler ile barışık  kimseler atanmalıdır.

       Aksi taktirde toplumu özellikle gençlerimizi seküler insan  olarak yetişmekte kurtaramayız.

          Hükümet, 20 yılda sanayide,

    Savunmada,ihracatta,teknikte,

    ulaşımda,sağlıkta ulaştığı seviye,öğretmen yetiştirmede de aynı performansı yakalmasa,

    uçamıyan tek kanatlı  kuş  gibi amacına ulşamıyacaktır.

       Toplumları değiştirip dönüştürenler, ibadet aşkı ve anlayışı ile görev yapan öğretmenlerle mümkün olur.

    Yeni çıkarılacak olan "Öğretmen Meslek Kanunu "şimdiden tüm öğretmenlerimize hayırlı olsun.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen