• NAMAZDA EHL-İ BEYTE SALAVAT GETİRMEYENIN NAMAZI BATILDIR.!!! (2)

    NAMAZDA EHL-İ BEYTE SALAVAT GETİRMEYENIN NAMAZI BATILDIR.!!! (2)
    Seyyid Hüseyin ZERRAKİ

    NAMAZDA EHL-İ BEYTE

    SALAVAT GETİRMEYENIN

    NAMAZI BATILDIR.!!! (2)

     

     

    EKSİK SALÂVAT UYARISI

    Peygamberimiz kendisine salâvat getirirken Ehlibeyt’ini anmaktan kaçınanları da kesin bir dille uyarmıştır: Hz. Muhammed buyurdu:

    "Bana eksik salâvat getirmeyin." Sordular): Eksik salâvat nedir? Şöyle cevap verdi: Allahumme salli ala Muhammed (Allah'ım Muhammed'e salât eyle), deyip bırakmanızdır. Bilakis şöyle deyiniz: "Allahumme salli ala Muhammed ve ala Al-i Muhammed (Allah'ım Muhammed'e ve ailesine salât eyle)".

    Şafii Mezhebi'nin imamı, İmam Şafii bir şiirinde şöyle diyor:

    Ey Resulullah’ın Ehlibeyti sizin sevginiz,

    Allah'ın Kur'an'da indirmiş olduğu bir farzdır

    Şu yüce üstünlük kâfidir ki size

    Size salâvat getirmeyenin namazı yoktur (geçersizdir)

    Şiirin aktarıldığı Sünni kaynaklar: Yenebi'u'l-Mevedde el-Kunduzi, Sayfa: 354; Sava’ıku’l-Muhrika, el-Heytemi, c:1, s: 435

    Açıklama: Peygamberimizin dinin direği olarak tarif ettiği, insanların Allah'la en önemli iletişim aracı olan namazda, Peygamber ailesinin Allah ve Resulü ile birlikte zikredilmesi anılması), Ehlibeyt’in makamının yüceliğinin ortaya konması açısından aslında tek başına yeterlidir. İnsanların Allah'a en yakın olduğu an ve en üstün ibadet şekli olan namazda Allah ve Resulü'yle birlikte yer almak, başka hangi makamla kıyaslanabilir? Bu dahi Ehlibeyt'in Allah ve Resulü'nden sonraki makam olduklarının göstergesi değil midir? Bazı Müslümanların Allah'a yaklaşmak için, önce namaz kılıp Ehlibeyt'i Allah ve Resul’le birlikte anması, ancak daha sonra onların haklarını gasp eden ve onları katledenlere "hazreti" demesi, onları yüceltmesi, ne kadar garip ve aslında kendisi için ne kadar acı bir durumdur. Kerbela'da Ehlibeyt’in hayatta kalan son ferdi Hz. Hüseyin'i ve yanındakileri kuşatan Yezid'in ordusundakilerin, kuşatma sırasında bir yandan namaz kılıp, Hz. Hüseyin'in de dâhil olduğu Ehlibeyt'e salâvat getirirken, diğer yandan Hz. Hüseyin’i katletmenin hazırlığını yapmaları kadar garip… Böyle bir ikiyüzlülüğün dünya tarihinde ikinci bir örneği yoktur.

    Şu ayet adeta bu ikiyüzlülüğü anlatmaktadır:

    Maun Suresi 4. ve 5. ayette buyuruyor:

    "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar, namazlarında gaflet içerisindedirler."

    Yani, bir yandan namazında Allah'ın ve Resulünün  emriyle Ehlibeyt'e  salâvat getir, diğer yandan onları katlet veya katillerinin yolundan git, bundan büyük bir gaflet olabilir mi? Bir insanın sırf atalarını ve mensubu olduğu toplumu yüceltmek adına Allah'ın ve Peygamber'in hak yolunu elinin tersiyle itmesi ne acıdır? Hâlbuki hesap günü ailesinin dahi kendisine bir faydası olmayacaktır.

    Abese Suresi 34-37. ayetlerde buyuruyor:

    "İşte o gün, kişi, kardeşinden  annesinden, babasından eşinden ve çocuklarından kaçar.  O gün herkesin kendine yeter bir derdi vardır."

    Ancak bir insanın kalbi körelmişse artık gözün gerçeği görmesi imkânsızdır.

    Hac Suresi 46. ayette buyuruyor:

    "Gerçek şu ki, gözler kör olmaz; fakat göğüslerdeki kalpler kör olur."

    Salavat Nedir?

     Salavat kelimesi salat kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Kelimenin kökeni Arapçadır. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) ve onun soyundan gelen kişileri anmak amacı ile okunan dualara salavat denilmektedir. Kur'an-ı Kerim'de de salavat getirmenin emri yüce Allah tarafından buyrulmuştur. Ahzap suresi 56. ayetinde yüce Allah şöyle buyuruyor;

     “Allah ve melekler peygambere salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona salât ve selâm okuyun."

     Salavat Müslümanlar tarafından Hz. Peygamber'e edilen bir duadır. Allah'ın Peygamber efendimize rahmet etmesi, onun şanının yüceltmesini Müslümanlar tarafından istenmesine verilen duaların tümüne salavat denilmektedir. Salavat getirmek için okunacak dualar bulunmaktadır. Salavat getirmek için herhangi bir özel günün beklenmesine gerek yoktur. Her Müslüman her gün ve her saatte salavat getirebilir. Salavat sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'i anarak ona selam göndermektir. Peygamber efendimiz salavat getirmenin önemini hadis-i şeriflerinde vurgulamıştır.

     Öyle ki peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şu şekilde buyurmuştur;

     " Kim bana bir salavat getirirse Allah'ta ona on katı merhamet eder." Bir diğer hadis-i şerifinde sevgili peygamberimiz şu şekilde buyurmuştur;

     " Kim bana bir salavat getirirse, Allah salavat getirenin selamımı almam için ruhumu ona iade eder. "

     Hz. Ali (R.A) bildirdiği üzere peygamber efendimiz yine bir Hadis-i Şerif’inde şu şekilde buyurmuştur.

     " Esas insanların en cimrisi birisi yanında bana salavat getirdiğinde bana salavat getirmeyen kişidir."

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen