• İSLAM DEVLETLERINDE EHLİ BEYT/SEYYİDLİK SOY ŞECERESİ HANGİ KURUM TARAFINDAN DÜZENLENİYORDU.!!! (2)

    İSLAM DEVLETLERINDE EHLİ BEYT/SEYYİDLİK SOY ŞECERESİ HANGİ KURUM TARAFINDAN DÜZENLENİYORDU.!!! (2)
    Seyyid Hüseyin ZERRAKİ

    İSLAM DEVLETLERINDE EHLİ BEYT/SEYYİDLİK SOY ŞECERESİ HANGİ KURUM TARAFINDAN DÜZENLENİYORDU.!!! (2)

     

    Şecerenin alt kısmında yani son bitiminde o' ailenın reisi (seyyidin) ismi baba ismi ve lakabı yazılı olacak 1924 tarihinden önce yaşamış olacak.Osmanlı döneminde  görevli Nakibül eşrâf kaymakamların mühürü olmayan şecereler geçersizdır.Çoğu zaman kontrol için derneğimize getirilen sözde şecereler 1924 tarihinden sonrası görevli olmayan bilmişlik taslayan sözde alim olduğunu iddia eden bazı şecere sahtekârları tarafından  vayandaşlarımıza üç ila beşbin dolar karşılığında verilen sahte şecerelerdır.

    Bu şecerelerin geçerliği yoktur.

    Bu tür şecereleri evinde işyerinde ve elinde bulunduran  kişilere sesleniyorum!

    Bu belgelerin ve şecerelerin geçerliliği yoktur,lüzumsüz yere paralarınızı böyle sahtekârlara  kaptırmayın..

    islam dünyasında ne kadar allah resulünün torunları varsa ! Başta Abbasiler,Fatımiler Memluklar,Selçukiler  ve Osmanlı Devleti tarafından bunları kayıt altına almışlar,tutulan kayıtlar,belgeler,

    hüccetler ve Nakibül Eşrâf Defterleri'de

    İstanbul il.Müftülüğü Meşihat ve Şerriye Sicilleri arşivinde mevcuttur...altıyüz yıllık zaman zarfından  nakibül-eşrâfların tutmuş oldukları 66 tane defter istanbul il müftülüğü

    Meşihat ve şerriye sicilleri arşivinde muhafaza edilmektedır.

    İslam dünyasının genelinde Peygamber efendimizin torunları yarısından fazlası Türkiyede yaşiyorlar,4/1 Doğu ve gündoğuda 4/3'de Akdeniz bölgesi  Karadeniz bölgesi,

    Orta Anadolu bölgesi, Marmara bölgesi,ve Ege bölgesinde yaşiyorlar..

    Bir seyyid nereye göçetmiş,nerede doğmuş nerde büyümüş ise o yürenin dili ve kültürünü benimsemiştir...

    Dolaysiyle Türk milleti peygamber efendimizin mirasına ve soyuna sahip çıkmış,hiçbir zaman inkâr edilemez.

    Nakibül-Eşrâflık Kurumunun Ana Temeli Rasulullah Tarafindan atılmıştır.!!!

    Ehli Beyt ile ilgili işlerini takib etmek üzere Rasulullah tarafından tayin edilen ilk memur Hz.Ali R.A.dir.

    Dört halife devri ve Ashâbın ehli beytle ilgili tutumlarını islami devirde de devam etmiştir. ilk defa Şecerelerin tutulması ikinci Halife Hz.Ömer  tarafından görevlendirilen memurlar vasıtası ile olmuştur. Emevilerde bir iki halife istisna edilirse,Haşimilere ve Abbasiler'e karşı olan düşmanlıkları açıkça meydandadır.

    Hilafetin Abbasilere geçmesi ile Rasulullah soyunun fey ve ganimetlerde ki hissesi,Neseblerin korunması ve özelikle Hz.Peygamber'e olan saygı sebebi ile Hicri üçüncü asır ortalarında ilk defa Nikabet teşkilatı Abbasiler bünyesinde kurulmuş,Abbasiler ve Talibiler için ayrı ayrı Nakibü'l Nükabalar tayin edilmiştir,teşkilat Abbasiler bünyesinde sonuna kadar devam etmiştir.Nikabette ilk önemli değişiklik Nikabetin Hasani ve Hüseynilere tahsisi ile Fatimiler yapmıştır.

    Eyyübiler,memluklar,

    selçuklular ve ilhanlılarda esasta pek değişmeyen nikabet teşkilatı memluk,ilhanlı ve anadolu Selçuklularının bıraktığı ortaklaşa miras olarak Osmanlılara geçmiştir.Şu veya bu devlet vesilesi ile Abbasilerdeki orijinalina ulaşan Nikabet Makamı başındaki Nakibü'l eşrafların vazifeleri hemen hiç değişmeden Osmanlılardan aynen kalmıştır.

    Nikabetin kuruluş sebebi bir başka ifadesiyle  sahte seyyidlere mani olmak ve  gerçek seyyidlere de hürmetle özleştirilen Peygambere hürmet ve tazimdir, Seyyidlerle ilgili vesika ve Şecerelerde özellikle Şura suresi 23.Âyeti ile

     bu husus zaman zaman dile getirildiği gibi,Bütün islam Devletlerinde seyyidlere hürmet edilmiş,onlara olan hürmet ise,kendilerini temsil eden Nakibü'l eşrâfların şahıslarında daha bariz olarak kendini hissetmiştir. Osmanlılarda,

    Nakibü'l -eşrâflarîn idare mekanizmasında rolü ve yeri olmadığı halde,bütün önemli devlet törenlerine katılarak Padişahın yanında otururlardı.

     Hz. Peygamberin Emriyle kurulmuş bulunan bu mübarek ve gözide kurum maalesef Cumhuriyetin ilanından bir yıl sonra 3 mart 1924 tarihinde lağvedilerek ortadan kaldırılmıştır...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen