• BEŞİNCİ MEVSİME GİRERKEN!..

    BEŞİNCİ MEVSİME GİRERKEN!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Sanma ki dört mevsimdir yaşadığın her sene,

    Bir de beşincisi var, muştu vardır sevene.

    Recep, Şaban, Ramazan beşincinin ayları,

    Yürüyeni götürür hak yolunun rayları!..

    MM

     

    BEŞİNCİ MEVSİME GİRERKEN!..

     

    Hicri takvim içinde yer alan aylara “kameri” aylar diyoruz, kameri aylarda ise mübarek gün ve geceler belirtilir, nitekim bugün 30 Cemaziyelahir 1441’dir yarın ise 1Receb 1441 diye yazar kameri takvim, yani Diyarbekir’lilerin öteden beri bildikleri, geldiğinde önce kalplerini, daha sonra meskenlerini temizlemeye başladıkları üç ayların başladığı gündür.

    İslam, bu üç ayın birincisi olan Receb-i Şerife “Allahın ayı” der, akabinde gelecek olan “Şaban-ı Şerif” ayını ise Resulullah’ın ayı olarak bilir, bildirir, sonunda Müslümanların bayram yapacakları ay olan ise “Ramazan_ı Şerif ayıdır, böylesine kutsal üç ayın peş peşe gelmesiyle bilinen dört mevsimin dışında beşinci mevsim demektir üç aylar…

    İslam’ın özünü bilmeyen, hatta ona yabancı gibi davranan eski “Yeşilçam” filmlerinde bu üç ay önemsenmeden adeta “alay” konusu edilir, seyirciye sunulan o filmlerde rol alanların çoğu toprak olduğu halde günümüzde bazı televizyon kanalları o filmleri defalarca izlettirirler izleyicilerine, siyasetle ilgilenmediğimiz gibi yeni yapım filmlerle de ilgilenmiyoruz ki aynı yanlış yapılıyor mu yapılmyor mu bilelim, günümüzde en çok rağbet gören dizilerdeki “aile” kültürümüze olan saldırıyı ise dile getirdiğimiz çok olmuştur.

    Sözüm ona sanat çevresi içinde yer alan ve kendilerine “entel” denilen bir kesim buram buram İslam tüten özümüze, yani kültürümüze karşı durmayı “sanat” saymışlar, bunu da saçlarını, sakallarını uzatarak dışa vurmaya çalışmışlardır, aslında bunlara “aktör” dense de “piyon” olmaktan öte bir şey değiller, çünkü İslam’ın düşmanlarının kurdukları “kültür” tuzağına düşmüş zavallılardır.

    Batı dünyası İslam’a düşmanlığını Müslümanlara ve mabetlerine saldırarak gizlemiyor, nitekim daha yeni yaşandı Almanya’daki ırkçı saldırı, eli kandan çıkmayan Yahudi ise hakeza, böylece gizli-açık İslam düşmanlığı yapmak için kullandıkları yol ise “kültür” yoludur, nedense bizde hala devam eder batı hayranlığı, biz onlara hayran olurken onlar bizi 60 küsur senedir aralarına almadıkları gibi düşmanlıklarını daha da arttırdılar.

    Gerçi biz İslam’dan uzaklaşmak adına onlardan daha hızlı çıktık, o tuzağı fark edip çıkmak için çırpınacağımıza daha çabuk adapte olduk kültürlerine, misali yine sinemadan verelim, eski Hollywood filmlerindeki kadınlar tepeden tırnağa örtülüdür, bizim Yeşilçam filmcileri ise her filmde “dansöz” oynatmayı sanat adına yeğlemişlerdir.

    Dert adamı söyletir derler ya, 15 yıldır biz derdimizi okurlarımızla paylaştık, Allah ömür verdikçe paylaşmaya devam edeceğiz, sadede gelecek olursak, yarın başlayacak olan üç aylar Diyarbekir’li hanımların mutfaklarında kullandıkları bakır kapları nasıl ki bu ayda “kalaylansın” diye erlerine verip kalaycıya gönderirdilerse aynen onun gibi işlediğimiz günahlarla adeta paslanmış duruma gelmiş olan kalplerimizi kalaylatmak ve ışıl ışıl etmek için bu aylar fırsat olmuştur.

    Kalaycı önce kumun içinde kendisi de o kapla beraber kendi mihveri etrafında döner ve iyice temizler ve iyice temizlendiğine kanaat getirir ve sonra kalaylama faslına geçerse aynen onun gibi Müslüman önce kalbini kirden arındıracak, yani tövbesini yapacak, kendisini de gelmesi beklenen kutsal misafir Ramazan-ı Şerif’i karşılamaya hazır hale getirecektir ki o misafir giderken kendisinden, sorumlu olduğu gibi çoluk çocuğundan hoşnut olarak gitsin.

    Pazartesi, Perşembe veya her ayın ortasından üç gün tutulacak “nafile” oruçlarla “farz” olan Ramazan-ı Şerif orucuna hazırlık yapılacaktır, bu aynı zamanda sevgili peygamberimizin “sünnetinden” olan güzel oruçlardır.

    Beşinci mevsim bizlere “hoş geldi, güzellikler getirdi, ecrini sadece yüce Rabbimizin verdiği “Salih” ameller işlememizin yolunu açarak geldi, hayırlı uğurlu olsun, zaten mübarek olan bu aylar her zaman barışa hasret çeken dünyamıza, ülkemize, Diyarbekir’imize ve sevgili okurlarımıza hayırlı işler yapmaya vesile olsun…

    Selam ve dua ile.

     

    ÜÇ AYLAR

    İlahi rahmetin coşma mevsimi,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

    Mağfiret pınarı yıkar kalbimi,

    Canım Recep, Şaban ruhum Ramazan.

     

    Bu mevsim af bulur mümin olanlar,

    Pak olur günahtan kirlenen canlar,

    Hem lütuf, hem kerem ayıdır bunlar,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Gönüller neşeli, gülerken gözler,

    Allah’ı zikirle meşguldür sözler,

    Cennet bu mevsimde mümini özler,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Receb’e denir ki: Allah’ın ayı,

    Bu ayda kalplere vurun cilayı,

    Cömertçe akıyor bereket çayı,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Şaban-ı Şerif’se Resulullah’ın,

    Çoğalır bu ayda lütfü Allah’ın,

    Silinir kalplerden izi günahın.

    Recep, Şaban, Şaban ruhum Ramazan.

     

    Ramazan’ı Allah bizlere vermiş,

    Kerem sofrasını yerlere sermiş,

    Orucu cennete bedel göndermiş,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Üstündür üç aylar cümle aylardan,

    Kandili ışıldar billur mahyadan,

    Müminler kurtulur türlü beladan,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Regaip’le, Miraç, Berat gecesi,

    Leyle-i Kadir’in sırlı hecesi,

    Teravih ruhumun tek eğlencesi,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Orucu, sahuru, hele iftarı,

    Cennete götürür oruç kulları,

    Fitre, zekat bulur hep yoksulları,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan.

     

    Mergen’e üç ayın her günü bayram,

    Ümide dönüşür gönlündeki gam,

    Bağışla bizleri ey yüce Mevla’m,

    Canım Recep, Şaban, ruhum Ramazan!..

    MEVLÜT MERGEN AMİDİ

    Diyarbekir, 19.02.1991

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen