• YARIN GECE MİRAC KANDİLİ!..

    YARIN GECE MİRAC KANDİLİ!..
    Mevlüt MERGEN

    HÜLASA-İ KELAM

    Resul: “göz nurum” dedi, “namaz” mümine mirac,

    Günde beş kez paklanan olur mu halka muhtaç?

    Tebrikleşin müminler bu güne erdik diye,

    Allah ve Resulüne gönlümüz verdik diye!..

    MM

     

    YARIN GECE MİRAC KANDİLİ!..

     

    Şanı yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimden sonra sözlerin en güzeli şüphe yok ki Allah Resulünün mübarek sözleridir, bu gece bütün İslam alemince kutlanan ve “İsra” suresinin 1. Ayet-i Kerimesi ile bildirilen Mirac mucizesinin fazileti hakkında Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.): “Mirac gecesi cennetin kapısında şöyle yazılı olduğunu gördüm: “Sadaka vermenin sevabı bire on misli, borç vermenin sevabı ise bire on sekiz (misli) dir. (Sünen-i İbn-i Mace)

    Sevgili Peygamberimizin bu mübarek sözlerinde bizlere iki “haslet” yani iki güzellik önerilmektedir, sadaka ve borç verme, bu iki güzellikle de iki sevap yolu açılırken iki günah yolu da kapatılmaktadır, şöyle ki, sadaka almak, yani dilencilik etmek dinimizde “hoş” karşılanmaz, ancak kişinin zor durumda olması halinde bir günlük ihtiyacına yetecek kadar başkalarına “el” açması “nahoş” dahi olsa hoş karşılanabilir, ihtiyacı olmadığı halde dilencilik günah sayıldığı için bu kapı kapatılmış, muhtaç olana sadaka vermek ise bire on misli sevapla “teşvik” edilmiştir.

    Hadis-i Şerifteki iki hasletten biri de “borç” vermek olarak gösteriliyor, sadakadan daha çok sevap karşılık olarak teşvik edilen borç vermeye gelince yüce dinimizin “karz-ı hasen” yani güzel borç olarak gördüğü borç verme işi günümüzde maalesef sadece bankalara başvurularak gerçekleşmektedir, ancak bankaların kredi, yani borç verdikleri kişilere “faiz” uygulaması sözünü ettiğimiz günah çirkinliğini oluşturmaktadır.

    Gayet şeffaf, arı ve duru bir din olan İslam mensuplarını her konuda koruma altına alan bir dindir, Müslüman varlıklı ise sadaka ve borç vermek suretiyle sevap kazanmakta, böylece manevi bir koruma şemsiyesi altına girmektedir, sadaka ile yardımlaşma, borç vermekle paylaşma yoluyla elde edilen sevapla yine manevi bir koruma şemsiyesi altına girilmektedir.

    Sadaka denince akla sadece el açanlara verilen ufak paralar gelmemelidir, sadakanın en güzeli olan “zekat” hakkiyle hesaplanıp gereken yerlere ulaştırıldığında ne dilencilik kalır toplumda, ne de banka kapısına yönelip faizle borç para talep edilmesi kalır.

    Sözün burasında şu hususu unutmamak gerekir, toplum olarak “tüketimde” mahir bir hale geldik, ancak gerek israf ekonomisi ve bunu körükleyen “reklam” dünyası, gerekse “moda” denilen afet insanları banka kapılarına yöneltmektedir, ilkbahar günleri henüz başladı, bununla birlikte “tatil” mevsimi hatırlatılarak “erken rezervasyon” önerileri kişileri: “ne yapalım, herkes tatile çıkıyor, biz çıkmasak olmaz, çocukların yüzüne nasıl bakarız” bahanesinin arkasına sığınılarak bankadan kredi ile borçlanmak üzere hareketlendirdi,

    Bir “hayat” dini olan İslam mensuplarının yaşayışlarını “dizayn” etmekte, onların sıkıntılara düşmemesini, bütün problemlerinin “ilahi” esaslara göre çözülmesini sağlamaktadır, İslam’ı her yönüyle anlamak ve anlatmak lazımdır, hakkıyla anlatılmadığı ve anlaşılmadığı için yaşanmıyor, yaşanmayınca da büyük günahların tamamı “mübah” imiş gibi algılanıyor ve işleniyor.

    Günümüzde ne kadar çok cinayet işleniyor değil mi, kadına “analık tacını” giydiren İslam ona şiddeti şiddetle yasaklar, lakin en çok şiddet gördüğü bir zamanı yaşıyor kadın dünyası, uyuşturucunun her türlüsünü “haram” olarak kabul eder İslam, lakin sıvı ve katı olan uyuşturucular artık gramla değil, binlerce tonla yakalanıyor ve fakat bir türlü önü alınamıyor hem imalatının, hem de kullanımının.

    Bu gece Mirac kandili, bu gece özellikle bütün İslam alemine, milletimize ve sevgili okurlarımıza kutlu olsun derken, zaten “hayırlı” olan bu gecenin çok daha başka hayırlara vesile olmasını, Allah Resulünün “gözümün nuru” dediği kıldığımız ve kılacağımız namaz nurunun kalplerimizi ve ruhumuzu aydınlatmasını Allah’tan dileriz.

    Selam ve dua ile.

     

     

    MİRAC MUCİZESİ

    Nübüvvet görevi sürüp giderken,

    Başladı savaşlar ve mucizeler.

    Bir gece ol Resul evde uyurken

    Mi’raca yükseldi, işte dizeler:

     

    Resulden dinleyin: “Göğe yükseldim,

    Önce Kudüs, sonra yedi kat sema.

    Rabbimle buluştum ve geri geldim,

    Muhabbet tacım kondu başıma.

     

    Cennetle cehennem malumum oldu,

    Melekler önümde saf saf dizildi.

    Namaz emr olundu, göz nurum oldu,

    Beynimde bir sürü sırlar çözüldü.

     

    Sonsuzluk ufkunu gördüm dün gece,

    Erdiğim mutluluk şahsıma özel.

    Hayatın sırları hep hece hece,

    Çözülen manalar cihana bedel.”

     

    Peygamber söyledi, alem dinledi,

    Bu büyük mucize iyice bilin.

    Sahabe pür neşe, müşrik inledi,

    Hali perişandı Ebu Cehil’in.

     

    Mekke sokaklar dolup taşmakta,

    Cümlenin ağzında hep aynı konu.

    Soru sorulmakta ve konuşulmakta,

    Biri çıksa da anlatsa bunu.

     

    Bir kısım müşrikler sevinip durdu,

    Sandılar peygamber dorğru demiyor.

    Kimi de bir hayli kafayı yordu,

    Olayın özünü Resul biliyor.

     

    Çok büyük mucize mirac olayı,

    Akıllar şaşkındır, havsala suskun.

    Sorular üst üste cevap n’olayı?

    İzahı nasıldır bu yolculuğun?

     

    Soralım dediler. “Mescid-i Aksa,

    Nasıl bir mabettir, planı nasıl?

    Hele bir de sözü yalana çıksa,

    Kafirin bayramı o zaman asıl.

     

    Aksa mescidini bilen müşrikler,

    Sordular pencere, kapılar nerde?

    Yardımı peygamber Allah’tan bekler,

    Hemen kaldırıldı gözünden perde.

     

    Gördü ki Cebrail karşıda durur,

    Koca mabedi almış getirmiş.

    Kafir görmez bunu lakin kudurur,

    Doğrudur cevaplar yalan değilmiş.

     

    İnanın gönülden a canım dostlar,

    Mucize-i Mirac özetle budur.

    Olayı bir de Ebubekr’e sordular:

    “ O söylüyor ise bilin doğrudur!..”

    MEVLÜT MERGEN AMİDİ

    Diyarbekir, 23.02.1990

    ===================================================================

    T E B R İ K

     

    ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLEN SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN EN BÜYÜK MUCİZELERİNDEN OLAN “MİRAC OLAYININ YAŞANDIĞI BU GECEDE YAŞANAN MİRAC KANDİLİNİZİ” TEBRİK EDER, BU MÜBAREK GECENİN BÜTÜN İSLAM ALEMİNE, ÜLKEMİZE VE DÜNYAMIZA BARIŞA VESİLE OLMASINI DİLERİM.

     

    MEVLÜT MERGEN AMİDİ

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen