• VİRÜS VAR KORKU YOK!..

    VİRÜS VAR KORKU YOK!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Tedirgin oldu dünya şu virüs sebebiyle,

    Yakalananlar öldü yine de eceliyle.

    Hemen her yeri sarstı, bir çeşit depremdir bu,

    Milyarlarca insanın kalbine korku doldu.

    MM

     

    VİRÜS VAR KORKU YOK!..

     

    Aylardır ülkemizin de dahil olduğu bütün dünya coronavirüsü konuşuyor, konuşmakla kalmıyor tedbirler alıyor, ülkemizde de görülmeden önce alınan tedbirler ve görüldükten sonra alınan tedbirler daha da arttırıldı, doğru olan da tedbirli olmaktır, ancak her türlü tedbire rağmen bu virüsün yayılması 100’den çok fazla ülkede önlenemedi, binlerce insanın eceli bu virüs sebebiyle geldi, zaten normal şartlarda bile önlenemez olan ölüm vakaları da önlenemezdir.

    Ülkemizde 20.03.2020 tarihi itibariyle 4’ü ölümle biten 359 vaka tespit edildi, bu rakamların artacağı var sayımı ile Cuma namazları dahi kılınamadı, vakit namazlarında yine cemaatle kılınmıyor, münferit olarak eğer cami açıksa içerde, değilse dışında her hangi bir yerde münferit olarak eda ediliyor, yalnız ülkemizde değil Müslümanların yaşadığı her yerde aynı tedbirler söz konusu.

    Dünyamız daha doğru insanlık böylesi bir vakayı ilk kez görmüyor, geçmiş zamanlarda çok daha fazla insanın ölümüne sebep olan hastalıklar görülmüştür, nitekim yakın tarihe baktığımızda Diyarbekir’de “kolera” hastalığından binlerce insanın öldüğünü görüyoruz, Diyarbekir’in yetiştirdiği mümtaz insan Ali Emir’i efendi Diyarbekir’de koleranın çok canlar aldığı günlerde doğup büyüdüğü şehre gelmek ister, kendisine. “gitme binlerce insan ölmüş” dediklerinde: “size bu haberi getiren niçin ölmemiş” diyerek Diyarbekir’e gelmiş ve geldikten sonra gördüklerini “Osmanlı doğu vilayetleri” adlı eserinde yazmış.

    “Müslim-gayri Müslim binlerce insanın öldüğünü ve şehir halkının büyük bölümünün dağlara çekildiğini” söyler aynı eserinde, aynı ismi taşımasa bile bazı zamanlarda böylesi virüslerin çoğu insanın ölümüne sebebiyet verdiğini öğreniyoruz, bugün bütün dünyada tedirginlik uyandıran bu virüs ihtimaldir çekilecek, yani son bulacak, ama bu demek değildir ki bir başka isimde bir başka zamanda görülmeyecektir.

    O zaman “tedbir” virüs ortaya çıkmadan önce alınmalıdır, çünkü hayat devam ederken böylesi tehlikelerle karşılaşabiliniyor, “alemlere rahmet olarak” gönderilen sevgili peygamberimizin mübarek sözlerinden birinde: “bulaşıcı hastalık görüldüğü yerlere gitmeyiniz,gittiyseniz oradan ayrılmayınız” tembihi vardır,yani bugünkü deyimle “karantina” önermektedir, hem sonra ismi virüs olsun olmasın bu tür hastalıkların hemen herkesi bulacağı ihtimali var ancak kesin bir bilgi yoktur.

    Alınması gereken her türlü tedbiri aldıktan sonra paniklemeden, teenni ve tevekkülle hareket edilmelidir, hem sonra ölüm her insan için mutlaka gelici değil midir, biz şu sözü bazı zamanlarda hatırlatırız: “her evden gelin çıkmaz ama her evden cenaze çıkar” bizim inancımıza göre ölüm “yok” oluş değildir, aksine “ebedi bir hayatın başlangıcıdır, şimdi sözün burasında “keşke” diyelim ve ekleyelim, keşke coronavirüs için alınan ve alınmaya devam edilen bütün tedbirler gibi insanları ebedi hayatlarında “mutluluğa” götürecek olan yolun üzerinde kurulan ve kurulmaya çalışılan “günah barikatlarının” kaldırılması için de alınmış olsaydı.

    Keşke “kadehlerin” kırılması için de tedbirler alınsaydı, keşke insanı ebedi hayatında mutsuzluğa götürecek olan bütün günah yollarının kapatılması için de tedbirler alınsaydı, keşkeler uzar gider…

    Daha önceleri de anlatmıştım, yakın zamanda yine öldürücü bir grip vakası bütün dünyayı sarsıyordu “asya gribi” adı verilen bu gribe yakalanmıştım, ama ölmemiştim, çünkü ölümüm bu grip sebebiyle değildi, yine yakın zamanlarda ayrı bir virüs yalnız Diyarbekir’i değil, çok daha fazla yerleri etkilemekte idi, “şark çıbanı” veya “Halep çıbanı” deniyordu bu virüsün adına, öldürücü olduğu gibi geçtikten sonra iz bırakıyordu yakalananların çeşitli yerlerinde, başta “övüncümüz” Sezai Karakoç olmak üzere binlerce Diyarbekir’li gibi o izi taşıyanlardan biri olduğumu söylemeliyim, şunu da söylemeliyim,Diyarbekir’de bir gün kalmış olan bir İngiliz bayan ülkesine gittikten on yıl sonra şark çıbanı hastalığına yakalanmıştır

    Virüs var diye tedbirde kusur etmemek şartıyla panikleşme olmamalıdır yüreklere ölüm korkusu girmemelidir, eğer yürekler bir korku ile dolacak olursa işlenen günahların karşılığında kendilerini mutlaka bulacak olan ahret gününün azabından ve şiddetinden korkulmalıdır ki bu korku burada olursa fayda verir, çünkü burası “U” dönüşü yapılacak yerdir. Yoksa korkunun ecele faydası olmadığı gibi öte alemde de faydası olmaz!..

    Selam ve dua ile

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen