• İSRAF EKONOMİSİ!..

    İSRAF EKONOMİSİ!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜN

    Zamanı israf etme, yok yere masraf etme,

    Reklamlara kapılıp moda peşinden gitme.

    Düşünsen “dar” gününü, biraz tutumlu olsan,

    Orta yolu benimser, böylece mutlu olsan!..

    MM

     

    İSRAF EKONOMİSİ!..

     

    Geçtiğimiz günlerin gündem maddesi idi israfın “haram” oluşunun dile getirilmesi, Kemal Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu belediyedeki çok sayıda aracı görüntüleyerek iddialarını bu görüntüler üzerinden sürdürdüler, biz iddia sahiplerini iddialarıyla baş başa bırakarak gerçekten “israf haramdır” sözü üzerinde sürdüreceğiz söyleşimizi.

    Kütüphanemde bin sayfayı aşkın iki ciltlik bir kitap var: “İslam’da helaller ve haramlar” konusu üzerinde derinlemesine ayet ve hadis-i şeriflerin ışığı altında kaleme alınmış bir eser, aslında helal ve haramları bilmek her Müslümana “farzdır” çünkü Müslüman dinini böylece koruyabilir.

    Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyoruz, ancak şunu söyleyemiyoruz: “Müslümanlığın ağırlıklı olarak uygulanmadığı bir ülkede yaşıyoruz” yaşayamadığımız içindir ki İslam’ı kendi yaşantımıza göre telakki ediyoruz, İslam’ın “haram” saydığı, hem de büyük günahlardan olan uygulamalar sanki “mübah” olarak yaşanıyor.

    Fazla derinlemesine girmeden, şunu söyleyelim yalnız israf mıdır haram olan, rüşvet haram değil midir, yenilmeyen ekmeklerin, yemeklerin çöpe atılması hem israf, hem de haram değil midir, bildiğimiz gardıroplardan öte koca bir odanın gardırop olarak kullanılması, bazılarına onun bile yeterli gelmemesi israf değil midir?

    Sadede gelecek olursak, toplum olarak tam bir “israf” ekonomisinin acımasız çarkları arasında öğütülüyoruz, üretici değil, tüketici olarak sürdürüyoruz yaşantımızı, reklamlar ve moda ikilisi tüketim hırs ve arzumuzu körükleyip duruyor, “olmasa da olur” demiyor “olmazsa olmaz” diyoruz, çünkü israf ekonomisinin temeli bu sistem üzerine kurulmuş.

    Batıda “ihdas” edilmiş “yapay” günler vesilesiyle kendimizi sözünü ettiğimiz israf ekonomisinin çarkları arasından bir türlü çıkaramıyoruz, AVM’lerdeki reyonların önünden geçerken ihtiyacımız olsun olmasın bazı ürünlere el uzatıyor ve onlarla alış veriş sepetini dolduruyoruz, böyle yapmaya da sanki mecburuz.

    Alkol ve sigara alışkanlığımız “felaket” derecesini çoktan aşmış bulunmaktadır, gönül arzu eder ki toplum olarak “israfın” her türlüsü dile getirilsin ve top yekûn israfla mücadele edilsin, Kılıçdaroğlu son zamanlarda sık sık dile getiriyor: “yatağa aç giren” çocuk, mutlaka böylesi çocuk veya çocuklar vardır, ancak onların karınlarının doyurulması “fakirlik edebiyatı” yapılarak değil, “tatil” beldelerinde bir lahmacuna 75 lira vererek karınlarını duyuranların dikkatlerini çekmekle mümkün olabilir, çünkü israfın dik alası tatil beldelerinde yaşanıyor ve ilginçtir o beldelerde yapılan seçimlerde Kılıçdaroğlu’nun partisi en çok oyu alıyor.

    Haramdır denilerek israfın dile getirilmesi iyi olmuştur, önemli olan bütün kamu kuruluşlarında, hatta özel sektörde, evlerimizde bile israf ile top yekun mücadelenin başlatılmasıdır.

    Selam ve dua ile.

     

    BİR ŞİİR

     

    TABLO

    Bir gidip bir geliyor yüreğim

    Ümitle korku rayında

    Yanar dururum

    Bazen zemheri soğuğunda

     

    Nedense üşürüm bazen

    Uyurken gaflet yatağında

    Temmuz tabak ayında

    Ciğerim pare paredir su ararım

     

    Resulü düşünürüm kevser kenarında

    “Alemlere rahmetsin” derim

    Kevseri uzatırken nur tasında..

    Bir meydanda bulurum kendimi

     

    “Mahşer”dir derler burası

    Sanki çıplağım o meydanın ortasında

    Kitaplar dağıtır görevliler

    Kimi sol eliyle alır, kimininki sağında..

     

    Bir gidip bir geliyor yüreğim

    Ümitle korka rayında

    “Ağaç”lar, meyve yüklü ağaçlar

     

    Bir elim “zakkum” der çekinir,

    Diğer elim “tuba” dalında..

    “Çiğ”dir derler ruhuma, pişmesi gerek

    Cehennem sıcağında.

     

    Yanar yorulur, bedenim

    Sonra dinlenir dururum cennet koltuklarında!..

    Bu şiir mi?

    Gerçeğin hayal tadında

    mevlüt mergen, diyarbekir, 24.10.2015

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen