• DEPREMİ DÜŞÜNÜRKEN!..

    DEPREMİ DÜŞÜNÜRKEN!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Yıkılsın günah evi, gönüller huzur dolsun,

    Kentsel dönüşüm değil, Allah’a dönüş olsun.

    Doğsun İslam güneşi, gaflet yüklü insana,

    Melekler hep rastlasın her yerde Müslüman’a!..

    MM

     

    DEPREMİ DÜŞÜNÜRKEN!..

     

    Her depremin ardından olduğu gibi son zamanlarda gördüğümüz depremlerde gördük yaraların sarılmaya çalışıldığını, yıkılan, ya da yıkılması gereken evlerin yerine yenilerinin daha sağlam bir şeklide yapılmak istendiğini, çektiğimiz acıları düşünürken dualarımıza yükledik: “Rabbimiz! bir daha bizlere böyle afetler yaşatma” dileğimizi, çünkü güç yetiremiyoruz arzın sarsılmasına, binaların yıkılmasına, depremzede, ya da afetzede olarak anılmamıza!..

    Bu duamızdan sonra artık ellerimizi göklere açmayacak, rabbimiz senden isteklerde bulunmayacağız, aksine isteklerimiz var, istiyoruz ki yeryüzünü sarsan deprem içine yeryüzünün sevgisini doldurduğumuz kalplerimizde olsun, kentsel dönüşüm değil, “kalbsel dönüşüm” olsun, zira “abitler” olmayınca “mabetlerin boş hali” ayrı bir “gaflet” görüntüsüdür.

    Rabbimiz!.. Mabetlerimiz sana ibadet eden kullarınla dolsun, öylesine dolsun ki o zaman “camilere gerek var” diyelim, yükseltelim mabetlerin kubbelerini, dört değil altı değil “altınla” dikelim dua yurtlarının minarelerini..

    Rabbimiz!.. Kalplerimizde öyle bir deprem olsun ki “kin” yer yüzünü terk etsin, “din” olanca güzelliğiyle yaşansın da düşmanlık geçmişte kalsın, “barış” karargah kursun üstünde yaşadığımız topraklara, umutsuzluk denizlere dökülsün, ümit çiçekleri yeşersin gönül bahçelerimizde, bizimde içinde yaşadığımız “alemlere rahmet” olarak gönderdiğin sevgili peygamberimizin (s.a.v.) hayatı “örnek” olarak gösterilsin yeni yetişen nesillere!..

    O’nun bizler için açtığı “kardeşlerim” şemsiyesinin altına girmeyen kimseler kalmasın Allah’ım, zulüm “söz” olarak dahi söylenmesin, mazlumlara rastlanmasın dünyanın yedi kıtası üzerinde, yer yüzünün bütün herkese yettiği gerçeği anlaşılsın da kimsenin gözü başkalarının toprağında, yer altı ve üstü zenginliğinde olmasın, kanaat yağmuru yağsın gök kubbeden bizlere!..

    Yalnız dünyamızın değil bütün kainatın tasarrufu elinde olan Allah’ım, senden kaçan kulların senden başka sığınılacak kapı olmadığını görsün de yine sana sığınsın, hasta bedenlere şifa vermek ne doktorların elinde, ne de onların yazdıkları reçetelerde değil, şifanın senden olduğunu “tıp” dünyası ve bütün hasta bedenler ve kalpler ikrar ve itiraf etsin..

    Dünyamız, şimdi olmasını istediğimiz yanlıştan dönüş depreminin bir benzerini 1441 yıl önce yaşadı da sonradan unutkanlık sardı her yanını ve kırılan putları yeniden yapmaya başladı putperestler, insanlar geçici dünya saltanatına kapıldı, sayıları yüzleri aşan katları üst üste diktiği binalara bakıp “artık bu binalar yıkılamaz” yanlışını göstermeye başladılar…

    Rabbimiz! Biliyoruz ki sen bizleri rahmetin sebebiyle uyarıyorsun yer yüzünü sarsarak, işte biz bunu görmüyor ve anlamıyoruz, gördüğümüz “fay” hattıdır, onun ötesindeki “gaflet” hattını hesaba katmıyoruz, onun için senden kentsel dönüşüm değil “kalbsel” dönüşümü çağrıştıracak bir deprem istiyoruz…

    Kullarının dualarına “icabet” eden Allah’ım, bu mübarek Cuma günü böylesi bir dua geldi gönlümüze, dilimize ve biz de bu duayı okurlarımızla paylaşalım istedik, Rabbimiz kabul eyle.

    Selam ve dua ile.

     

    BULURSUN

    Karanlık ruhuna çöktüğü gecede,

    Yıldızlara baksan yolu bulursun.

    Korku yok, panik yok, yürü sen hele,

    Bahçeyi, bülbülü, gülü bulursun.

     

    Sahte rüzgarlara kapılıp kanma,

    Yalan ateşine düşüp de yanma,

    Alemi başıboş sahipsiz sanma,

    Elinden tutacak eli bulurusun.

     

    Bilirsin ters yönden akmıyor sular,

    Tükenir rüyalar, derin uykular,

    Nefs atına binip vurursun yular,

    Dizgini, eyeri, çulu bulursun.

     

    Gökte yıldız, yerde veli ziyadır,

    Gerçek görüntülü hayat rüyadır,

    Allah’ın sevgisi seven kuladır,

    Arıyı izlersen balı bulursun.

     

    Sana hizmet eder hava, toprak, su,

    Denizin balığı, semanın kuşu,

    Varlığın diliyle sana mesaj şu:

    Tohumu atarsan dalı bulursun.

     

    Gece son olacak, sabah olacak,

    Her kuyu kazana mezar olacak,

    Gerçek yeşerdikçe sahte solacak,

    Kara’yı bıraksan al’ı bulursun.

     

    Her yolun avcısı, tuzağı vardır,

    Menzile yakını, uzağı vardır,

    İblis’in çok kaygan kızağı vardır,

    Binersen kendini ölü bulursun.

    MEVLÜT MERGEN

    Diyarbekir, 28.03.200

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen