• UZAKTAN EĞİTİM VE SINAV PSİKOLOJİSİ

    UZAKTAN EĞİTİM VE SINAV PSİKOLOJİSİ
    İhsan İPEK CANKURT

    UZAKTAN EĞİTİM VE SINAV PSİKOLOJİSİ

     

    Toplumda, eksikliğinden sürekli şikayet edilen etmenlerden biri, şüphesiz bireysel eğitimdir. Bireysel eğitimden şikayet, birçok olumsuzluğa sebep olarak da gösterilmektedir. Çocukluk dönemlerinde yaşadığı farklı sebeplerden dolayı eğitimine devam edememiş, eğitimini yarıda bırakmış veya eğitim olanaklarından mahrum bırakılmış bireylerin varlığı, bir hayli fazladır. Milli Eğitim Müdürlüğü'nün sağladığı olanaklarla toplumda eğitimden mahrum kalmış bireylerin bu açığı kapatmaları için sunulmuş bir imkan, mevcut Açıköğretim Okulları...

    Benim de başıma gelen (ailevi) bir olaydan dolayı, ilkokuldan sonra örgün öğrenim imkânını elimden kaçırdım. Ortaokul, lise ve üniversite öğrenimimi, uzaktan eğitim ile tamamlamaya gayret gösterdim. Ki; şu an Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencisiyim.

    27 Kasım Pazar günü benim de gireceğim "2021-2022 1. Güz Dönemi" sınavı sebebiyle Dicle Üniversitesine bağlanan tüm güzergâhlarda ve kavşaklarda telaşlı bir yoğunluk vardı. Belediye otobüsleri dolu, hat dolmuşlarında ise, bir izdiham söz konusu idi.

    Dicle Üniversitesi kampüsü içinde her fakültenin önü mahşeri bir kalabalık hükmünde takılıyordu gözlerime. Fakültelerin önündeki araç park yerlerinde yer kalmamış, toplu taşıma araçlarıyla sınava yetişmeye çalışanlardan adeta bir insan seli akışı oluşuyordu. Gencinden yaşlısına, erkeğinden kadınına, örgün öğrenimden mahrum kalmış insanların heyecanlı bekleyişleri gözle görülür haldeydi. Bir an bir kenara çekilip, örgün eğitimden mahrum kalmış insanların sosyolojik hallerini anlama tefekkürüne çekildim. Kendi düşünce, amaç ve hedeflerimden yola çıkarak,  o gün orada (sınav ortamında) bulunmanın sosyolojik değerlendirmesine beyin yormaya çalıştım. Sınava hazırlanan birkaç kişiyle de ayaküstü ettiğim sohbetin de farkındalığıyla evvel bir sınav veriyorum gibi hissettim kendimi..!

    Sınava girenlerden kimi zaten bir işte çalışıyor olmasına rağmen, içinde ukde kaldığı için uzaktan eğitimini sürdürüyor, kimi bulunduğu mevki/makamdan bir üst mevki/makama yükselmek için sınavlara giriyor. Sınavlara girenlerin çoğu farklı sektörlerde zaten çalışan, kimi ev hanımı, bazıları işsiz. Bir hırs uğruna sınava katılanlar ise, en çok ilgimi çekenlerdendi. Onlardan bir tanesi, ilgimi çeken ve beni fazlasıyla duygulandıran bir hikâyenin sahibiydi. Kadın, evli ve ev hanımı. Kocasıyla sohbetlerinden okumamış olması, yüzüne (cahil yaftasıyla) ikide bir çarpılıyor. Kadın hırs etmiş kendine "Okuyacağım ve kocamı mahçup edeceğim" diye. Açık ilköğretim okulundan, Açıköğretim lisesine ve önlisans üniversite öğrenimine kadar da başarmış. Mevcut öğrenimini bitirdiğinde lisans programlarına da başvuracak, Kpss'ye de katılacakmış ve Allah nasip ederse memuriyete kadar devam edecekmiş. Kadında etki bırakmış psikolojiye üzüldüm lakin azmini de takdir edemeden geçemedim.

    Geçen Cumartesi sadece Dicle Üniversitesinde sınava giren yüzlerce insanın psikolojisinden (doğru veya yanlış) şunu anladım. İnsanlarımız cahiliyeti kabul etmiyorlar lakin cahil bırakılma tehdidinde ve ortamında yaşamlarını sürdürmüşler. Okumak istemişler lakin okuma ortamından mahrum bırakılmışlar. Azimlerinin ve herbirinin büyük bir ünlü âlim, edip, aktivist, bilim insanı olmalarının önünde (özellikle geçmiş yıllarda) çetin ekonomik ve siyasi duvarlar örülmüştür. İmkân ve şartların oluşması durumunda insanımız kendini yetiştirmekte ve geliştirmekte mahirdir.

    Her ne amaçla olursa olsun, insanların öğrenime meyildar olmaları, iyiye işarettir. Gelecek güzel yarınlara umut bağlamaktır. Sınav dönemlerinde okul önlerini ve salon sıralarını dolduran öğrencilerin, hem örgün öğrenim görmekte olan bugünün öğrencilere örnek olması gerekir. Sınav sonuçlarının gönüllerince olması dileğiyle sınava girmiş tüm öğrencilere başarılar diliyorum. Sevgilerimle...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen