• BANA "SİNİRLENME,ÜZÜLME" DİYORLAR!

    BANA "SİNİRLENME,ÜZÜLME" DİYORLAR!
    İbrahim Halil DEMİR

    BANA "SİNİRLENME,ÜZÜLME" DİYORLAR!

     

    Bana “sinirlenme, üzülme diyorlar”

    Er meydanında şerefsizler cirit atıyorsa,

    Aslanların otağına tilkiler oturuyorsa,

    Kelli felli insanlar örnek olmuyorsa,

    Bilim yuvalarında film yapılıyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

     

    Bana “sinirlenme üzülme diyorlar”!

    Manevi değerler yaşanmıyorsa,

    İnsanlar birbirine selam vermiyorsa,

    Dostlar dostluğunu yapmıyorsa,

    Şanı yüce Allah’a şükür edilmiyorsa

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

     

    Bana “sinirlenme, üzülme diyorlar”!

    Gönüller husumet ile doluyorsa,

    Başlar ayak, ayaklar baş oluyorsa,

    Muhammedi güller açmadan soluyorsa,

    Fikri güzel, gönlü güzeller hor ve hakir görülüyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem

     

    Bana “sinirlenme, üzülme diyorlar”!

    Âlimlerin meclisinde, cahiller ahkâm kesiyorsa,

    İnsanlar birbirine menfaat için gidip geliyorsa,

    Berrak sular bir hiç uğruna bulandırılıyorsa,

    Sevdalı gönüllere, husumet tohumları ekiliyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

     

    Bana “sinirlenme, üzülme diyorlar”!

    Yirmilik paslı çiviler gönüllere çakılıyorsa,

    Gönül köprüleri muhkem kurulmuyorsa,

    Boz bulanık sular durulmuyorsa,

    Kimsesiz dul ve yetimler Allah rızası için sorulmuyorsa

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem

     

    Bana “sinirlenme, üzülme” diyorlar

    Kardeşlik ve muhabbet bayrağı dalgalanmıyorsa,

    En şerefli mahlûk olan insan için için ağlıyorsa,

    Zalimler ve vicdansızlar el üstünde tutuluyorsa,

    Rahmet yağmurları bardaktan boşalırcasına yağmıyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

     

    Bana “sinirlenme, üzülme” diyorlar!

    Nefsin şeytani heves ve arzularına gem vurulmuyorsa,

    Bin bir çeşit nimetlerle bile mutlu olunmuyorsa,

    Fakiri de zengini de iki gözden iki çeşme ağlıyorsa,

    Yüzde dost kalp de düşman olunuyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

     

    Bana “sinirlenme, üzülme” diyorlar!

    Helal ile haram birbirinden ayırt edilmiyorsa,

    Bugünün işi yarına bırakılıyorsa,

    İnsanlar mukaddesat ile ustaca kandırılıyorsa,

    Hak edilmeden zengin olunuyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

     

    Bana “sinirlenme, üzülme” diyorlar!

    Buz gibi sular bile yürek hararetini dindirmiyorsa,

    Tok insan aç insanın halinden anlamıyorsa,

    Kimse kimsenin yarasına merhem olmuyorsa,

    Birbirini ölesiye sevenler kısa zamanda boşanıyorsa,

    Ben nasıl sinirlenmem, ben nasıl üzülmem.

    03/ Ekim/ 2016

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen