• MİLLİ EĞİTİM

    MİLLİ EĞİTİM
    Hasan YOSUNKAYA

    MİLLİ  EĞİTİM

     

    Çok konuşmamız gereken bir konu, bu konuda konuşa konuşa görüş bildire bildire hakka varmak, hakkı bulmak zorundayız.

    Batılda ısrar niye ki, hak varken, birileri batılda yoğruldukları için batılı hak sanıyorlar. Hakkı haykırdığın zaman kızıyor,

    alınıyor. Hakk kendi söyledikleri olduğunu savunuyorlar.

    Böyle değildi insanımız,

    niye böyle olduk. Ne oldu bize, kim bizi böyle hedefsiz, ilkesiz bir vadiye sürükledi. Milli Eğitim dediğimiz zaman kulağa ve duygulara çok derin bir haz veriyor. Bu iki kelime Eğitim ve Milli kelimeleri; Milli, bize ait olan demektir.

    Biz kimdik ? Müslüman’dık, hakk hukuk bilirdik.

    Komşumuz aç olduğunda biz de sabaha kadar uyumazdık, kardeşimizin arkasından konuşmazdık. Alışveriş yaparken teraziye, metreye çok dikkat

    ederdik. Hak geçmesin diye,

    malımızla, canımızla ve evladımızla hakkın hakimiyeti için mücadele ediyorduk. Hırsızlığı red ederdik.

    Her türlü fuhşiyatı lanetlerdik. Aile toplumun temeli idi. Evlenen

    çiftler eften püften sebeplerle boşanmazlardı. Aralarında sıkıntı olduğunda iki tarafın büyükleri araya girer barışırlardı.

    Yuvalar yıkılmaz ve çocuklar sokakta kalmazdı. Ne zaman eğitim, Milli olmaktan çıktı.

    Beraberinde bilim ve devlet

    insanı yetiştiremez olduk. Bu durumdan kurtulmak için Kur'an ve sünnete sarılmamız gerekirken; devlet, ta 2.Mahmut'tan beri batıya öğrenci göndermeye başladı. Batıya giden öğrenciler, batının tekniğini alıp gelmeleri gerekirken, ahlakını alıp geldiler. Gelince de batıda eğitim almış yabancı dil biliyor diye bunları devletin en mahrem görevleri teslim ettik. Kendi değerlerimizle eğitemediğimiz gençlerimiz, bize değil yabancılara benzemeye başladılar. Zamanla bu batılı eğitim tarzını tüm okullarımıza yerleştirdik. Okullara giden çocuklarımız üniversiteyi bitirdiklerinde isimleri ve cisimleri ile bizim ancak ruhları çoktan bizden uzaklaşmış batılı olmuşlardı.

    Fabrika ayarlarına dönmek istiyorsak, eğitim sistemimizi yeniden baştan sona değiştirmemiz lazım. Tarihimize ve kültürümüze uygun dünya, gerçekleri ile uyumlu müfredat programları ile çocuklarımızı ve gençlerimizi yetiştirelim. Aksi takdirde bizimle birlikte tüm Müslüman dünyası kayıp eder.

    Kendimize dönelim, kendimize gelelim.

      Elimizi çabuk tutmazsak yarın çok geç olacak.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen