Diyarbakır Düğünleri ( 4)

Diyarbakır Düğünleri ( 4)

Gerdek Gecesi Perşembe Günleri Olurdu

 

Kına gecesi çoğunlukla Çarşamba günü, gerdek gecesi de uğurlu ve hayırlara vesile olacağına inanılan Perşembe günü yapılırdı. Damat, gerdek gecesinde elbiseleri giydirildikten sonra,  sağ koluna sağdıç, sol koluna en yakın arkadaşı girerek sokağa çıkarılır. Önce Kıble'ye doğru bir sokaktan geçilir. Damat  mahallede gezdirilirken sürekli tekbir getirilir. Arada bir de sesi güzel olanlar gazeller, mayalar okurlar, gazel okunurken grup durur, bitince tekrar tekbirler getirilerek yürünür.

Bir süre gezildikten sonra damat gerdek evine sırtı yumruklana, yumruklana sokulur. Damadın sırtına vurulması “Beline kuvvet” dileği anlamındadır. Tabii bu arada dozun kaçtığı, damadın iyice hırpalandığı da olur. Gerdeğe giren damat, sağdıcı ve arkadaşları tarafından ertesi sabahın erken saatlerinde evden alınarak hamama götürülür. Hep birlikte güle-eğlene yıkandıktan sonra topluca Cuma namazına gidilir.

 

Kız Evinde Düğün

 

Kız evindeki düğün,  düğün gecesi olan Çarşamba günü yapılır. Bu düğüne kız evinin yakınları, komşuları, kızın arkadaşları, damadın yakınları davet edilir. Çalgıcı kadınların eşliğinde şarkılar, türküler söylenir, halay çekilir ve geline kına yakılır.

            Gelin, süslendiği odadan kına için iki hanımın kolunda önce büyüklerin bulunduğu odaya getirilir. Bu sırada önde bir başka kadın elinde, üzerine yakılmış mumlar dikili kına dolu tepsi ile gelir. Gelin sıra ile yaşlıların elini öptükten sonra ortada hazırlanmış yere oturtulur. Kına hazırlığı yapılırken, şarkılar türküler söylenir, oyunlar oynanır. Çalgıcı kadınlar, gelin salonda ya da avluda gezerken “Alını Alını” türküsünü söylemeye başlarlar.

 

Alını, alını, giymiş gümüş nalını.

Asilzadenin gelini, gelininiz mübarek olsun.

Anasından ayrılan, babasından ayrılan,

Müşkül hal olur, evlenince yediği, şeker, bal olur...

 

Özellikle gelinin arkadaşları ile kız kardeşleri ve akrabaları kına tepsisini elden ele gezdirerek durmamacasına şarkılar, türküler eşliğinde oyunlar oynar, davetlileri coşturmaya çalışırlar.  Kızlar sık sık “TILİLİ” (zılgıt) ata ata şu türküyü söylerler;

 

Geline, bakh geline,                        

Yazık olmuş geline,

Kına yakmış eline, yar  hayran,       

Düşmüş serhoş eline, vay hayran

Haldan bilmez ne çare,             

Haldan bilmez ne çare,

Söz anlamaz ne fayda...           

 

Bu arada çalgıcı kadınlar “Kına Kutlama Türküsü” MÜBAREKİ'yi çalıp söylemeye başlarlar. Mübareki, bir bakıma damat yakınlarını bahşiş vermeye davettir. Çalgıcılar damat yakınlarının isimlerini tek tek sayarlar. İsimleri söylenenler gelip gelinin başına para ve şeker serper takı takarlar. Bu arada çalgıcı kadınlara da bahşişler verilir. Mübareki türküsü şöyle;

 

 

                                                                                                          Devamı yarın

 

 

 
Yazarımızın geçmiş yazıları:

21. Köy Diyarbakır (3)

21. Köy Diyarbakır (2)

21. Köy Diyarbakır (1)

Şia ne demektir? Şiiliğin doğuşu ne zamandır? (5)

Şia ne demektir? Şiiliğin doğuşu ne zamandır? (3)

Özgür Haber© 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
 Ana Sayfa
0 İletişim
 Künye