NE YAPMAK İSTİYORSUN ?

NE YAPMAK İSTİYORSUN ?

Barış adına öldürmek olmaz. Barış adına ötekileştirmek olmaz.

 

Hele barış adına; inkar etmek, yok saymak, hiçleştirmek hiç olmaz.

 

Adı üzerinde; barış.

 

Barış el sıkmakla olur. Barış var saymakla olur.

 

Onlar bize bir vurdu, biz onlara beş vuracağız demek, bir tanesi kalmayana kadar silahlı mücadeleye devam edeceğiz demek, insani bir ifade değil. Hümanist bir tavır hiç değil.

 

 Başbakan; partisini güçlendirmek için transferler yapıyor, oy oranının artması için çabalıyor. Söz konusu bakan ise cepten yiyor. Hazırdan, har vurup harman savuruyor.

 

Bir peşmerge kalmayana kadar silahlı mücadeleye devam edeceğim, diyor. Vuracağım, öldüreceğim diyor.

 

Bu bölücülük değil midir?

 

Bu ateşe benzinle gitmek değil midir?

 

Bu söylem, kin tohumları atmak, insanları biribirine düşüren söylemler değil midir?

 

Bu ırkçılık değil midir?

 

Kürt düşmanlığı değil midir?

 

Pişmiş aşa su katmak değil midir? Sayın Başbakanım, sorarım Size.

 

Lütfen bir şeyler söyleyin. Sizin gibi bir insanın bir bakanı böyle konuşmamalı, konuşamamalı. Buna izin vermemelisiniz. Zira bence, bu ve benzeri sözler kin ve düşmanlık körükleyen sözlerdir. Terörü kamçılayan sözlerdir. Teröre taraf kazandıran sözlerdir.

 

Akil insanlar sorunun halli için çalışırken, barış gönüllüleri anaların yüreğine düşen ateşi söndürmeye çabalarken ne yapmak istiyor acaba, bir sorun.

 

Bu insani bir ifade değil. Bu hümanist bir ifade hiç değil.

 

Ve yaptığı ilk değil.

 

Böyle konuşması hümanist biri olarak benim ağırıma gidiyor. Onuruma dokunuyor. Davacıyım ben. Duysun savcılar, hakimler.

 

Çünkü bu denli konuşmalar cenaze sayılarını artırmaktan başka bir işe yaramaz.

 

Çünkü daha fazla fakir ananın yüreğini yakmaktan başka bir işe yaramaz.

 

Bu denli konuşmaların, güzelim ülkemde iç savaşın körükleyiciliğini yapacağı endişesindeyim.

 

İşte Suriye gözler önünde.

 

Kardeş kardeşi vuruyor. Kendi ülkelerini bombalıyor, yakıp yıkıyorlar. Hala mı ders almıyor bu zihniyet,  bu insanlar.

 

Suriye beni ürkütüyor.

 

Sizleri korkutmuyor mu, ey bu cennet ülkede; keyif çatanlar, gelirin kaymağını yiyenler, her gece barlarda eğlenenler.

 

Bakanlar, milletvekilleri, müsteşarlar, askerler inanın beni korkutuyor. Ya sizleri ?..

 

Ben barış içinde yaşamak istiyorum; Türküyle, Kürdüyle, Müslümanıyla, Hiristiyanıyla;  Alevisiyle, Sünnisiyle herkesle ama herkesle, el ele…

 

Bakan, dövüştüren değildir,

 

Bakan, barıştırandır; bakan, uzlaştırandır.

 

Babam derdi, bir cümleyi ağzından çıkarmadan, yedi defa düşünendir, bakan.

 

Rahmetli babamın canı rahmet istedi anlaşılan. Allahın rahmeti üstüne olsun.

 

Ölümlerden keyif alanların da gönlüne  barış kardeşlik duyguları dolsun. Ne diyeyim, başka bilmem ki…

 

Huzur öldürmekle gelmez.

 

İnadına barış.

 

İnadına birlikte ve el ele, güzel günlere.

 

Dostça kalın.

 
Yazarımızın geçmiş yazıları:

Evet, Feshane’de Diyarbakır yoktu

Bence Diyarbakır Feshane’de yoktu

“Sayın Öcalan”

Diyarbekir'in aydınlığı için, Bir mum olsun yakanlara merhaba

PES YANİ…

Özgür Haber© 2011 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
 Ana Sayfa
0 İletişim
 Künye